Okumayı öğrendik ve girdik kitapların sihirli dünyasına.. Cin Ali’lerle, Ayşegül’lerle başladık önce.. Ardından masallar aleminde bulduk kendimizi.. Külkedisiyle birlikte mücadele ettik üvey anne ve kardeşlerle, acele ettik baloya yetişmeye.. Dans ettik prensle, camdan ayakkabı uyunca prensesin ayağına, havalara uçtuk biz de.. Rapunzel’e özendik, o upuzun ve ipeksi saçlar bizde de olsaydı diye.. Pinokyo’yla öğrendik yalan söylemenin kötü bir şey olduğunu, ürktük biraz da, bizim de burnumuz uzar mı ki diye.. Kırmızı başlıklı kız olduk, sıcacık kurabiyeler götürdük büyükannemize.. Büyükannemiz yerine kurtla karşılaşınca biraz koksak da mutlu sona ulaşmayı bildik yine de.. Pamuk Prenses’le misafir olduk yedi sevimli cücenin evine, sabırsızlandık prensle prenses kavuşsun diye..
Yaşımız arttıkça yavaş yavaş kalınlığı da arttı kitaplarımızın. Oliver Twist’le öğrendik hayatın toz pembe olmadığını.. Çocuk Kalbi’yle girdik Enriko’nun güzel dünyasına.. Don Kişot’la hissettik yel değirmeninin rüzgarını.. Robin Hood’la aldık zenginden, verdik fakire.. İpek Ongun serisiyle sabırsızlandık bir an önce genç kız olsak diye..
Yıllar durmadı ki yerinde, büyüdük ve değişti kitaplarımızın içeriği de. Kimi zaman yüzleştik hayatın acı tatlı tüm gerçekleriyle, kimi zaman da polisiye romanlarda düştük delil peşine bir dedektifmişcesine.. İhtiyar bir balıkçı olarak uyandık bir gün, açıldık engin denizlere.. Kürk Mantolu Madonna tarafından sevilmeyi çok istedik bir diğer gün. İstemek yetseydi keşke.. Kutsal kase peşinde akıl dolu şifreleri çözmenin heyecanını yaşadık bazen de.. Savaşın ortasında güzel bir aşkın içinde bulduk kimi zaman da kendimizi, silahlara sonsuza dek veda etme isteğiyle.. Köylü kızı Zeliş de olduk; saftık, temizdik, mutluluktu isteğimiz sadece.. Martı’yla kanat çırptık özgürce, uçsuz bucaksız mavilikte.. Nutuk ile tanık olduk eşsiz bir devire, Atatürk’ün önderliğindeki büyük zafere..
İşte böyle başladı ve devam etti kitaplarla dostluğumuz. Yaşadığımız yerin sadece bu dünyadan ibaret olmadığını, onlara katılırsak eğer çok farklı yerlerde, çok farklı öykülerde başrol sahibi olabileceğimizi gördük. Ve düşündük ki, bunları yapabilecek fırsatımız varsa eğer neden çoğu zaman monotonlaşan yaşamımızla yetinelim ki. Farkına vardık ama sadece bizim farkında olmamız diğer insanlara karşı biraz bencilce bir yaklaşım olmaz mıydı? Olurdu tabiki ve harekete geçtik..
İlk amaç ODTÜ’de kitap değiş tokuş (bookcrossing) tekniğiyle biraz da eğlenceli bir şekilde kitap okuma oranını arttırmaktı. Fikir babası Diren adlı arkadaşımızdı. Elbirliğiyle toplanandı kitaplar ve okulumuzun çeşitli yerlerine gizlice bırakıldı. Onlar, kendilerini okuyacak yeni sahiplerini beklediler heyecanla.. Bu bekleyiş de uzun sürmedi tabiki; birkaç saat içinde sayfaları açıldı, okumaya hevesli gözler geçti satırlarının üstünden.. İlk amacı söyledik. İkinci ne mi? Bu güzel aktiviteyi tüm Türkiye’mize yaymak, kusursuz bir şekilde işler hale getirmek.. Bize destek olmanız ümidiyle…














